LOST & FOUNDS
activities/etkinlikler: paris istanbul tenerife
press/basın: #1 #2

European cooperation project between Paris, Istanbul and Tenerife

Desire

This cooperation project associates the audiences and artists of three European cities to the birth of four creations (three shows and a book of texts illustrated by contemporary artists) dealing wit a common theme : the role of heroism and of comedy in identification myths. The project is build upon an 18 month calendar in which the Sisyphe Heureux Company, the Tenerife Danza Lab and CATI will invite one another, creating a dialogue between their artistic worlds and en- gaging the participation of their audience’s territory around a theme which is common to their fields of research.

The question of the relation between identity and “myth” is therefore the bases of corpus of civic testimonies and the source material for a series of chain rewritings which will become the pieces of the three artistic teams.

The project is elaborated around debates and collective work in the three territories which will allow participants to develop lasting dynamic exchange. Plurality of expression and of identities is at the core of a series o regular transversal meeting sessions which are enriched through time. The idea of creations through “generations”, close to Potlatch, is based on exchange and curiosity towards the other, and places the realisations as enunciations of multiple and singular identities.

This process leads to the parallel creation by each team of a piece which is inspired by the collec- ted testimonies of citizens, their rewriting processes and by times of nomadic exchange engaged throughout the project, as well as the publishing of a trilingual book which highlights the rich- ness, plurality and complementarity of the identities in dialog. The pieces are then united within the frame of a common program presented in each of the three territories, along with audience meeting sessions.

This cooperation project seeks intercultural dialog through the discovery of a patrimony of mul- ti-national stories and through collegial reflection, the mobility of artists and their shared emu- lation, the circulation of works and their reception by a European public which is invited to come and debate. Uniting the approaches of three territories invites us, artists and audience, to question our identities, practices (of art, of citizenship) as well as our responsibility within the European social space.

Artistic transversality and cooperation

The primary aim of the collaborative work initiated with the company Danza Berthelius and CATI is to develop three parallel creation processes, emerging from dialogue with a cultural “other”, from the interplay of reciprocal retrospective identifications dynamics and through works of others with powerful personal artistic universes.

The project’s second objective is to generate debate, writing processes and finally stage pieces which would place the artist side by side with the civic citizens of our cities, offering insights, feed- back and voice to mutual ideas.

A third objective is to engage such a process inside larger investigations of the notion of identity, while staying away from current tensions underlying the definitions of identity, in order to discover a possible common ground for alterity, permeability and creativity, within the current construction of a European social space. In order to meet these objectives, the project is spread out on a 20 month calendar, with the following stages :
# assembly of a corpus of familial stories stemming from the three territories, rewritten as myths, punctuated by collegially organised meetings where transversal connections can be shared by the associated teams
# creation by each artistic team of a stage piece, based on what was transmitted from a partner and rewritten by the second.
# publication of a trilingual book where the intersection of writing and sources will highlight the richness, plurality and synergy of identities engaged in dialogue.
# bringing the three stage pieces together inside shared programs to be shown in each territory, associated with meetings with the audiences.

From the territory to the piece, from singular to universal and vice-versa. We centred this project around an open questions, that of collective and individual memory as well as imagination and the essential and unalterable role played by these notions in everyday life. A question which is open to European citizens in their cultural diversity, dealing with intimate aspects in a respectful way, and with universal ones without falling into generalisation. A question related to ours myths, as primitive foundations of our condition as social and political beings.

Speaking of Mythology implies speaking about Mythology that unifies and structures, sometimes blindly, peoples and civilisations. Mythology articulated around supernatural, non human powers that man submits and refers to, in order to assemble in a collective identity but also to distinguish himself from others.

Mythology that imprints collective identities. Another mythology exists however, a secret, inner mythology, at times confidential. One that is repeated over and over inside family circles, through which one feels an inheritance, kinship and filiations. An unfinished book where anecdotes often replace memories, where ancestors meet through interweaving fragmented stories, known by heart, and that give us this very intimate feeling of being both unique and quite similar. Personal myths that stress our connections with an universality of heroism and comedy antics of the buffoon.

This second form of mythology will be explored through a narrative corpus, familial stories that will becoming the basic material of a series of writings and rewritings, which will in turn become three stage creations, elaborated by three artistic teams

İstanbul, Paris Tenerife arasında Avrupa Ortaklık Projesi

Hedef

Bu işbirliği projesi ortak bir temayla ilgilenerek seyircileri ve üç Avrupa şehri sanatçılarını dört yaratım yapmak üzere biraraya getirir ( üç gösteri ve çağdaş sanatçılar tarafından hazırlanan bir kitap). Bu konu efsanelerdeki komedi öğelerini tanımlamada kahramanlığın rolüdür. Proje 18 aya bölünmüştür. Sisyphe Heureux Company, Tenerife Danza Lab ve Çatı Çağdaş Dans sanatçıları Derneği birbirlerini davet edecekler, artistik dünyaları arasında bir diyalog oluşturacaklar ve kendi alanları içinde kendi araştırdıkları konulara tanıdık olan seyircinin katlımını sağlayacaklardır.

Kimlik ve efsane arasındaki ilişki üç artistk grubun şehre ait bedensel şahitlikleri ve zincirleme tekrar yazımların kaynak materyali olacaktır.

Her grup kendi ülkelerinden topladıkları 5 kişisel mitolojiyi bir ülkeye 3 diğer ülkeye 2 hikaye vermek üzere diğer gruplara hediye eder. Hikayeleri alan gruplar bu hikayeler üzerinden bir dans gösterisi hazirlar. Daha sonra bu ük koreografi iç içe geçirilerek tek bir gösteri haline getirilip 3 ülkede de temsil edilir.

Üç grup ilk defa Kasım 2008’de Paris’te buluşup çalıştı. Şubat 2009’da İstanbul’da Büyükada’da Aya Yorgi Kilisesi’nin bulunduğu tepede bir rituel eşliğinde hikayeleri paylaştı. Nisan 2009’da Tenerife’de koreografi denemelerini birleştirmeye başladı.

Kasım 2009’da yine Tenerife’de premier’ini yapacak olan gösteri, Ocak 2010’da Paris’te, Şubat 2010’da da İstanbul’da temsil edilecek.

Gruplar bu hikayelerden çıkmış olan ve kendilerinin yarattığı gösterileri bağımsız olarak istedikleri gibi temsil edebilecekler.

Projenin ilgi alanları

Kimlik ve Değişim üzerine bir diyalog kurgulamak

İnsanoğlunda yabancılaşmayan düşünceler, hatıralar, istekler, yaratmaya ve göstermeye olan yetenekler vardır… Kimlik üzerinden konuşmak çoğulluk, kimliğin ne üzerine temellendiği (hatıra, dil, toprak) ve onu canlı kılan şeyler (geçirgenliği) üzerinden de konuşmak demektir. Kimlik üzerine konuşmak için, kişi diğerinin şu anda duruğu noktayı dinlemelidir. Sanatsal çaprazlama, bağlantıları büyüleyici kılan budur. Bu projede diğerini fark etmek diğerinin tepkisinin aynadan sunumuyla oluşur. Etkileşimi harekete geçirir, paylaşılan malzeme üzerinden karşılıklı yaratıcı araştırmayı harekete geçirir. Düşünsel bir yöntem ve işaretlerin tekrar dile getirilmesi olarak bir seri yansıtmalar. Proje seyirciye yaratıcı sürece direk giriş ve sanatçıya düşünce ve davranışında kendi herzamanki merkezini kaybetmesini özellikle sağlamak için bir şans verir.

Ayrıca, bu proje çoğul, artistik grup tarafından geliştirilmiş kimlik sorusunun özellikle ters düz edildiği, spesifik ve birbirine farklı gelen dinamiklerle kuşaklar arası yaratım süreçleri sunar.

Türkiye toprakları, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı ilişkilerinin hararetli sınır çizgisi. Çoğulcu dualizmin Avrupa kimliği sorusuyla tehlikeye atıldığının altı çiziliyor. Ayrıca sofuluk dolayısıyla bedenin farklı rollerini sorgulamış, demokrasi ve laiklik arasındaki ilişkileri incelemiş, kadının politik rolünü araştırmış bir ülke. Kültürel topluluklarla ilişkilendirilmiş kimlik konularını işlendiği karmaşık bir tarihi olan engin bir bölge.

Türkiye bu gayret ve kırılganlıkla dolup taşıyor. Avrupa Topluluğu’nun geleceği için hayati bir kanıt. Bununla birlikte Avrupa’nın büyüme zamanında bizim değerlerimizi, korkularımızı, kimliksel tansyonlarımızı, yurttaşlıkla ilgili arzularımızı sorguluyor.

Yurttaşdan barışa, barıştan yurttaşa.
Kendi toplumumuzda bir yer edinebilmek için Avrupalı kimliklerimizi harekete geçirme isteği, şimdi ve burda, bizim içinde yaşayabileceğimiz bir gelecek hayal etmek ve yaratmak, bu fikir bizi hayal etmeye ve böyle bir proje yazmaya itti. Bizim şehirlerimizin vatandaşlarıyla bağlantılı, çapraz sürtünmenin altını çizen, seyircinin tanık olmaya davet edildiği ilham verici bir konu sunuyor.

Geniş bir çerçevede kimlik fikrinin sorgulanması (farklılığın fakat aynı zamanda değişimin ve kültürel biraraya gelişin bir hatırlama yeri). Bizim projemiz seyircinin farkındalığını sanatsal özgürlüğün çift taraflı çalışmasıyla, insanoğlu’nun özgürlüğüne (ve karşı koyuşuna) ayna tutarak sosyal bölgede doğal olan konuşma hareketinin sanatsal sorumluluğunu bir araya getirmeyi amaçlar.

Projenin her basamağında, bize “mitler” veren sosyal ve şehirli vatandaşların canlı izlenmlerini kullanarak, bizim duyarlı form vermelerimizle hatıralarına hayat verdiğimiz vatandaşlarla sanatsal araştırmalar arasında köprüler kurmaya çalışıyoruz.

Stüdyo kaliteli buluşmalar paylaşımlar için seyirciyle özenle seçilmiş bir yer olur, öyle bir yer ki seyirci gösterileri spesifik çalışma yöntemlerini, araştırmaları; düşünce, bilgi paylaşımı, sosyal bir ortamda konuşma kararları, keşfederek anlar.

Açık günler sayesinde, seyirciyi çalışma aşamasını görmeye davet ederek yaptığımız çaprazlama atölyelerde, çalışma aşamasında olan işler hakkında yapılan fikir alışverişleriyle seyirci bizim yaratıcı sürecimize dahil olmuş ve bizimle toplantılarımızı paylaşmış olur.

Sonuç olarak bizim bitmiş işi temsil ettiğimiz gösterilerde sürecimizi Avrupa vatandaşlarına açmış ve onları açıkça kimlik üzerine yapıtımız yansımalara davet etmiş oluruz.